top of page


Yapısal İşlevselciliğe Yönelik Eleştiriler ve Yeni İşlevselcilik
Yeni işlevselciliğe göre, klasik yaklaşımın aşması gereken temel sorunlar arasında bireyin rolünü ihmal etmesi, toplumsal değişime yeterince yer vermemesi, muhafazakar bir bakış açısına sahip olması, toplumu aşırı derecede uyumlu varsayan idealist eğilimler taşıması ve ampirik verilerden uzak kalması yer alır. Özellikle makro düzeye aşırı odaklanılması, bireysel eylemlerin ve somut gözlemlerin ihmal edilmesine yol açmıştır.

Yusuf Sincar
4 May


Talcot Parsons - Çağdaş Sosyoloji Kuramlarına Giriş
Toplumsal yapıyı açıklamaya yönelik önemli kuramlardan biri olan işlevselcilik, kökenlerini Emile Durkheim’ın çalışmalarından almış ve daha sonra Talcott Parsons tarafından geliştirilerek sistematik bir çerçeveye kavuşturulmuştur. İşlevselci yaklaşım, toplumu bir bütün olarak ele alır ve bu bütünün devamlılığını sağlayan temel unsurun paylaşılan normlar ve değerler olduğunu vaaz eder.

Yusuf Sincar
4 May


Çağdaş Sosyoloji Kuramları – Robert Merton ve Yapısal İşlevselcilik
Robert K. Merton, Talcott Parsons’ın geliştirdiği yapısal işlevselci geleneğin içinde yer almakla birlikte, bu yaklaşımı daha eleştirel ve gerçekçi bir zemine taşımıştır. Parsons ideal bir toplumsal düzen modeli ortaya koyarken, Merton toplumsal gerçekliğin çelişkilerini, aksaklıklarını ve farklılaşmalarını analiz etmeye yönelmiştir. Matta Etkisi...

Yusuf Sincar
4 May


Popper ve Habermas - Üç Dünya Teorisi
Karl Popper, bilgi anlayışını öznel ve nesnel bilgi ayrımı üzerine kurar. Öznel bilgi, bireyin zihnine ait olan, bilinç, deneyim ve inançlarla ilgili bilgidir; yani “ben biliyorum” dediğimiz türden bilgidir. Nesnel bilgi ise teoriler, problemler ve tartışmalardan oluşur ve bireylerden bağımsızdır. Bu nedenle Popper’a göre nesnel bilgi, “bileni olmayan bilgi”dir; yani herhangi bir öznenin inancına ya da kabulüne bağlı olmaksızın varlığını sürdürür.

Yusuf Sincar
4 May


Lewis Coser ve Çatışmanın İşlevselliği
Lewis Coser, çatışma teorisini klasik Marksist çerçevenin ötesine taşıyarak, çatışmanın yalnızca yıkıcı değil aynı zamanda düzen kurucu ve işlevsel yönlerini de ortaya koyan önemli bir düşünürdür. Coser’a göre çatışmalar çoğu zaman rakip grupların birbirlerini etkisiz hale getirme çabasıyla ortaya çıkar ve bu süreçte iktidar, otorite ve bu otoriteyi meşrulaştıran değerler hedef alınır. Çatışmanın temelinde yalnızca maddi çıkarlar değil, aynı zamanda ideolojik ve sembolik unsu

Yusuf Sincar
4 May


İşlevselci ve Çatışmacı Kuram Nedir?
şlevselci ve çatışmacı kuram arasındaki en temel fark, toplumu nasıl kavradıklarıyla ilgilidir. İşlevselci yaklaşım toplumu uyum, düzen ve uzlaşma üzerine kurulu bir sistem olarak görürken; çatışmacı yaklaşım toplumun temelinde çatışma, çıkar mücadelesi ve güç ilişkilerinin bulunduğunu savunur. Bu nedenle işlevselcilik toplumsal bütünlüğü açıklamaya odaklanırken, çatışmacı teori toplumsal gerilimleri ve eşitsizlikleri merkeze alır.

Yusuf Sincar
2 May


İletişimsel Eylem Kuramı - Habermas
Jürgen Habermas, modern toplumu anlamak için geliştirdiği İletişimsel Eylem Kuramı ile, toplumsal yapının yalnızca ekonomik ve siyasal sistemlerden ibaret olmadığını, aynı zamanda iletişim ve anlam üretimi süreçlerine dayandığını ortaya koymuştur.

Yusuf Sincar
2 May


George Simmel ve Çatışma Kuramı
George Simmel, sosyolojide etkileşim biçimlerine odaklanan ve toplumsal ilişkileri mikro düzeyde analiz eden önemli bir düşünürdür. Çatışma teorisine getirdiği katkı, çatışmayı yalnızca yıkıcı bir unsur olarak değil, aynı zamanda toplumsal ilişkilerin kurucu bir parçası olarak değerlendirmesidir.

Yusuf Sincar
30 Nis


Frankfurt Okulunun Tarihi
Frankfurt Okulu, 1923 yılında Felix Weil öncülüğünde, Frankfurt Üniversitesi bünyesinde “Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü” adıyla kurulmuştur. Marksist düşünceden etkilenen bu yapı, toplumu eleştirel bir bakış açısıyla incelemeyi amaçlamıştır.

Yusuf Sincar
30 Nis


Çatışmacı Kuramın Temsilcileri
Bu düşünürlerin ortak noktası, modern toplumda çatışmanın biçim değiştirdiğini ve daha karmaşık hale geldiğini göstermeleridir. Artık çatışma yalnızca sınıflar arasında değil; teknoloji, kültür, bilgi, statü ve kimlik alanlarında da ortaya çıkmaktadır.
Modern çatışma teorileri, klasik yaklaşımları tamamen reddetmek yerine onları genişleterek yeniden yorumlar. Bu sayede günümüz toplumlarının çok katmanlı ve dinamik yapısını anlamak mümkün hale gelir.

Yusuf Sincar
30 Nis


Sosyoloji'de Çatışmacı Kuram
Sosyoloji'de Çatışmacı Kuram
Çatışmacı perspektif, temelde Karl Marx’ın geliştirdiği diyalektik materyalizm anlayışına dayanır. Bu yaklaşıma göre toplum, uyum ve denge içinde işleyen bir yapıdan ziyade; çıkarların, güç ilişkilerinin ve eşitsizliklerin sürekli çatışma ürettiği dinamik bir alandır.

Yusuf Sincar
30 Nis


Sapma ve Suç - Sosyoloji Ne Diyor
Sapma ve suç olgularını değerlendirmeye başlamadan önce, bu iki kavramın insan zihninde çağrıştırdığı anlamların açıklığa kavuşturulması gerekir. Çünkü gündelik dilde çoğu zaman birbirinin yerine kullanılan bu kavramlar, sosyolojik açıdan aynı şeyi ifade etmez. Nitekim Anthony Giddens bu durumu açıkça ortaya koyar:
“Sapkınlık ile suç, pek çok durumda örtüşse de, aynı şeyler değildir. Sapkınlık kavramı, yalnızca bir yasayı çiğneyen uyumsuz davranışa göndermede bulunan suç

Yusuf Sincar
2 Mar


Modernitenin Sosyolojinin Gelişimi Üzerindeki Etkisi
Modernite, yalnızca belirli tarihsel olayların art arda gelmesiyle açıklanabilecek bir olgu değildir. Sanayi Devrimi, Fransız Devrimi ve Aydınlanma düşüncesi üzerinden şekillenen modernite; esasen kadim geleneklerden, yerleşik anlam dünyalarından ve kutsal referanslardan bilinçli bir kopuşu ifade eden çok boyutlu bir süreçtir. Bu süreç, yalnızca ekonomik ve siyasal yapıları değil, insanın kendisini ve dünyayı anlama biçimini de temelden dönüştürmüştür.

Yusuf Sincar
27 Şub


Geleneksel Medyadan Yeni Medyaya - İletişimin Tarihsel Dönüşümü
Geleneksel medyanın kökeni, on beşinci yüzyılda matbaanın icadıyla başlatılabilir. Matbaanın ortaya çıkışı, bilginin ilk kez yüksek hızda ve geniş kitlelere aktarılabilmesini mümkün kılmıştır. Ancak teknolojik gelişmelerle birlikte, özellikle internetin yaygınlaşmasıyla, iletişimin yalnızca hızı değil; biçimi, yönü ve anlamı da köklü biçimde değişmiştir. İnternet, iletişimde tek yönlü aktarımın yerine çok yönlü, eşzamanlı ve etkileşimli bir yapıyı getirmiştir.

Yusuf Sincar
27 Şub


Sosyolojik Açıdan Irk Etnisite ve Azınlıklar
Irk, bir toplumda yaşayan bireylerin genellikle deri rengi, yüz hatları ve benzeri fiziksel özellikler esas alınarak kategorize edilmesini ifade eden bir kavramdır. Ancak sosyolojik ve biyolojik araştırmalar, insanların bilimsel anlamda farklı “ırklara” ayrılabileceğine dair güvenilir bir kanıt ortaya koymamıştır.

Yusuf Sincar
27 Şub


Anthony Giddens - Sosyoloji Eleştirel Bir Yaklaşım
Anthony Giddens - Sosyoloji Eleştirel Bir Yaklaşım - Bu incelememizde Anthony Giddens'ın Sosyoloji Eleştirel Bir Yaklaşım kitabının tarihsel ve sosyolojik analizini yapmanın yanı sıra; yazarın kitapta değindiği kapitalizm, sanayi topumu, marksizm, sınıf ayrımı, çağdaş devlet ve kentleşme vb. kavramları eleştirel bağlamda ele alacağız.

Yusuf Sincar
26 Şub


Fordizm ve Mekanik İnsan
Fordizm, 20. yüzyılın başlarında Henry Ford’un öncülüğünde geliştirilen ve Frederick Winslow Taylor’ın Taylorizm ilkelerinden beslenen bir üretim ve çalışma rejimidir. Bu sistemin temelinde, yürüyen bant üzerinde standartlaştırılmış seri üretim yer alır.

Yusuf Sincar
26 Şub


Sosyolojik Açıdan Din
Sosyolojik Açıdan Din - Dinin, insan topluluklarının yaşamında binlerce yıldır güçlü ve belirleyici bir yer tuttuğu yadsınamaz bir gerçektir. Epigrafistlerin ve arkeologların mağara duvarları üzerinde yaptıkları incelemeler, en eski dinsel bulguların yaklaşık 40.000 yıl öncesine kadar uzandığını göstermektedir. Elbette bu tarih, dinin kesin olarak ortaya çıkış anını ifade etmez; yalnızca bilimin bugün itibarıyla ulaşabildiği sınırı gösterir.

Yusuf Sincar
25 Şub
bottom of page