top of page
Siyaset Felsefesi


Çağdaş Siyaset Felsefesi – Temel Tartışmalar
Çağdaş Siyaset Felsefesi – Temel Tartışmalar
Bugün siyaset denildiğinde insanların zihninde çoğu zaman yalan, çıkar, adam kayırma ve düzenbazlık gibi olumsuz çağrışımlar belirir. Bunun sebebi, siyasetin kendisinden ziyade siyasetçilerde görülen kusurların doğrudan siyasete yüklenmesidir. Oysa bir kavramı anlamanın yolu, onun güncel kullanımlarından değil, kökeninden ve tarih içindeki serüveninden geçer.

Yusuf Sincar
4 Haz
Çağdaş Siyaset Felsefesi – İdeoloji ve Piyasa
Çağdaş Siyaset Felsefesi – İdeoloji ve Piyasa 1. Liberalizm ve Muhafazakarlık Mülkiyet kavramı söz konusu olduğunda liberalizmin köklerini Aristoteles'e kadar geri götürebiliriz. Zira bilindiği gibi Aristoteles, Platon'un ortak mülkiyet anlayışına karşı çıkarak özel mülkiyete yer açmıştı. Ancak liberalizmin bir dünya görüşü ve siyasal program haline gelişi, 17. yüzyılda John Locke ile mümkün olmuştur. Modern siyaset düşüncesinin büyük tartışması, esasen Locke’un açtığı bu y

Yusuf Sincar
4 Haz


Eşitlikçi Liberalizm
Eşitlikçi liberalizm, çağdaş siyaset felsefesinin en etkili akımlarından biridir. Özellikle John Rawls’un A Theory of Justice adlı eserinden sonra liberal gelenek içerisinde eşitlik sorunu yeniden merkeze taşınmıştır. Klasik liberalizm bireysel özgürlükleri ve devlet müdahalesinin sınırlandırılmasını ön plana çıkarırken, eşitlikçi liberaller özgürlük ile eşitliğin birbiriyle çelişen değil, aksine birbirini tamamlayan değerler olduğunu savunurlar.

Yusuf Sincar
4 Haz


Klasik Siyaset Felsefesi ve Etik
Etiğin ilgilendiği temel kavram iyi ve kötüdür. Bu anlamda “iyi” kavramı çoğu zaman yalnızca etik alanına ait bir mesele olarak ele alınır. Ancak bu kavramın tarihsel olarak nasıl ortaya çıktığına bakıldığında, onun yalnızca bireysel ahlakla sınırlı olmadığı görülür. “İyi”, insanların birlikte yaşama biçimleriyle, yani toplumsal düzenle ve siyasal yapı ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle “iyi” üzerine düşünmek, kaçınılmaz biçimde siyaseti ve siyaset felsefesini de düşünmeyi

Yusuf Sincar
2 Mar


Platon ve Aristoteles - Sitenin Ahlaki Temeli
Klasik siyaset felsefesinin en temel noktası 'etik' olan ile 'siyasi' olanın birbirinden ayrılamamasıdır. Bu bağlamda politika ile ahlak iç içe geçmiş durumdadır. Bunun en açık örneklerini ise Platon ve Aristoteles'te görmekteyiz. Örneğin Aristoteles, etik kitabının (Nikomakhos'a Etik) son sayfasında "...hangi devlet yönetimleri en iyileridir, bunların yasaları, gelenekleri nelerdir, bunları da öğreneceğiz. Sırada bu konu var." (Aristoteles, 2019: 235) diyerek aslında, kuraca

Yusuf Sincar
2 Mar


Rousseau ve Politik Sentimentalizm
Jean-Jacques Rousseau’nun Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev adlı eseri, bir deneme olarak kaleme alınmıştı; fakat yayımlandığında büyük bir etki yaratır ve onun düşüncesini temsil eden temel metinlerden biri kabul edilir Eser, Dijon Akademisi’nin sorduğu şu soruya cevap olarak yazılır: “Bilimler ve sanatlar ahlakın saflaşmasına katkıda bulunmuş mudur?” Rousseau bu soruya beklenmedik bir yanıt vermiş; bilim ve sanatların ahlakı ilerletmediğini, tersine bozduğunu ileri sürmüş

Yusuf Sincar
2 Mar


Siyaset Felsefesi ve Etik - Antik Yunan Temelli Değerlendirme
Siyaset Felsefesi ve Etik - Antik Yunan Temelli Değerlendirme Platon'un Devlet'i boyunca tüm tarafların en temel derdi "adalet nedir?" sorusu olmuştur.

Yusuf Sincar
25 Şub


John Rawls - Siyasal Liberalizm
Rawls'ın siyasal liberalizminde gördüğümüz çoğulculuk ve istikrar arasındaki dengeyi kurma çabası üzerine bir analiz yapmakla birlikte; ayrıca Rawls'un muhakeme zorluklarına da dikkat çekilerek, adil bir düzen oluşturmanın zorlukları üzerinde duracağız.

Yusuf Sincar
25 Şub


Adaletin Tanımı Üzerine
Giriş Adalete yönelik güncel tabirler oldukça klasiktir. Bunlardan biri antik yunan filozofu Platon’a aittir. Platon, adaleti “her şeyin yerli yerinde olması” şeklinde tanımlar. Örneğin kulaklar ellerde ve gözler ayaklarda olursa, bu zulüm olur. Öyleyse, bir şehirde “şeyler” asli yerlerinden koparılmışsa, o şehirde adalet yok demektir. Platon’un tanımından hareketle İbn Rüşd ve İbn Bacce, adil bir toplumda iki kurumun olmayacağını vaaz eder. Bu kurumlar hastaneler ve mahkemel

Yusuf Sincar
8 Ağu 2025
bottom of page