top of page














Ahlak Felsefesi


Sapma ve Suç - Sosyoloji Ne Diyor
Sapma ve suç olgularını değerlendirmeye başlamadan önce, bu iki kavramın insan zihninde çağrıştırdığı anlamların açıklığa kavuşturulması gerekir. Çünkü gündelik dilde çoğu zaman birbirinin yerine kullanılan bu kavramlar, sosyolojik açıdan aynı şeyi ifade etmez. Nitekim Anthony Giddens bu durumu açıkça ortaya koyar:
“Sapkınlık ile suç, pek çok durumda örtüşse de, aynı şeyler değildir. Sapkınlık kavramı, yalnızca bir yasayı çiğneyen uyumsuz davranışa göndermede bulunan suç

Yusuf Sincar
2 Mar


Klasik Siyaset Felsefesi ve Etik
Etiğin ilgilendiği temel kavram iyi ve kötüdür. Bu anlamda “iyi” kavramı çoğu zaman yalnızca etik alanına ait bir mesele olarak ele alınır. Ancak bu kavramın tarihsel olarak nasıl ortaya çıktığına bakıldığında, onun yalnızca bireysel ahlakla sınırlı olmadığı görülür. “İyi”, insanların birlikte yaşama biçimleriyle, yani toplumsal düzenle ve siyasal yapı ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle “iyi” üzerine düşünmek, kaçınılmaz biçimde siyaseti ve siyaset felsefesini de düşünmeyi

Yusuf Sincar
2 Mar


Platon ve Aristoteles - Sitenin Ahlaki Temeli
Klasik siyaset felsefesinin en temel noktası 'etik' olan ile 'siyasi' olanın birbirinden ayrılamamasıdır. Bu bağlamda politika ile ahlak iç içe geçmiş durumdadır. Bunun en açık örneklerini ise Platon ve Aristoteles'te görmekteyiz. Örneğin Aristoteles, etik kitabının (Nikomakhos'a Etik) son sayfasında "...hangi devlet yönetimleri en iyileridir, bunların yasaları, gelenekleri nelerdir, bunları da öğreneceğiz. Sırada bu konu var." (Aristoteles, 2019: 235) diyerek aslında, kuraca

Yusuf Sincar
2 Mar


Shaftesbury - Estetik ve Etik Ayrımı
Shaftesbury’nin düşüncesinin merkezinde “moral sense” yani ahlak duyusu kavramı yer alır. Ona göre insan doğuştan iyidir ve sosyal bir varlıktır. İnsan, yalnızca çıkarını gözeten bir canlı değil; başkalarının iyiliğini de arzulayabilen bir varlıktır.
Shaftesbury’nin düşüncesinin merkezinde “moral sense” yani ahlak duyusu kavramı yer alır. Ona göre insan doğuştan iyidir ve sosyal bir varlıktır. İnsan, yalnızca çıkarını gözeten bir canlı değil; başkalarının iyiliğini de arzula

Yusuf Sincar
2 Mar


Rousseau ve Politik Sentimentalizm
Jean-Jacques Rousseau’nun Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev adlı eseri, bir deneme olarak kaleme alınmıştı; fakat yayımlandığında büyük bir etki yaratır ve onun düşüncesini temsil eden temel metinlerden biri kabul edilir Eser, Dijon Akademisi’nin sorduğu şu soruya cevap olarak yazılır: “Bilimler ve sanatlar ahlakın saflaşmasına katkıda bulunmuş mudur?” Rousseau bu soruya beklenmedik bir yanıt vermiş; bilim ve sanatların ahlakı ilerletmediğini, tersine bozduğunu ileri sürmüş

Yusuf Sincar
2 Mar


Medyanın Ahlaka Etkisi
Medyatik hızın ahlaki sonuçları, yalnızca bireysel yargılarda değil; toplumsal ilişkilerde de görünür hale gelmiştir. İnsanlar artık birbirini uzun süreli bağlar içinde değil, kısa deneyimler içinde değerlendirmektedir. Sabır, tahammül ve süreklilik değersizleşirken; anlık haz ve dikkat ön plana çıkmaktadır.

Yusuf Sincar
27 Şub


Kant - Estetik ve Etik Farkı
Immanuel Kant felsefesi temelde bir özne felsefesidir. Bilginin, ahlakın ve estetiğin kaynağı dış dünyada değil, öznenin zihinsel yetilerinde temellendirilir. Kant, insan zihnini üç ana yeti altında toplar: bilgi yetisi (saf akıl, doğa alanı), hoşlanma yetisi (yargı gücü, sanat ve güzellik alanı) ve arzulama yetisi (pratik akıl, ahlak ve siyaset alanı). Bu ayrım yalnızca sistematik bir sınıflandırma değildir; aynı zamanda Kant’ın teorik ve pratik alanlar arasındaki gerilimi n

Yusuf Sincar
27 Şub


Din Dindarlık ve Ahlak
Dindarlık ve ahlak arasındaki ilişkinin ne türden bir ilişki olduğu çoğu zaman yaygın söylemler üzerinden değerlendirilir. Bu değerlendirmeler, bu kavramların “anlaşılabilirlik” gücünü zayıflatmaktadır. Öyleyse, dindarlık ve ahlak kavramlarını tutarlı ve felsefi bir zemine oturtmak ihtiyacı vardır.

Yusuf Sincar
25 Şub


Ahlak Felsefesinde Ahlaki Rölativizm
Ahlak Felsefesinde Ahlaki Rölativizm tüm zamanları ve mekanları kuşatan evrensel ahlak ilkelerinin var olmadığını; ahlaki ilkelerin bireylere veya kültürlere bağımlıolduğunu ifade eden bir ahlak teorisidir.

Yusuf Sincar
25 Şub


Siyaset Felsefesi ve Etik - Antik Yunan Temelli Değerlendirme
Siyaset Felsefesi ve Etik - Antik Yunan Temelli Değerlendirme Platon'un Devlet'i boyunca tüm tarafların en temel derdi "adalet nedir?" sorusu olmuştur.

Yusuf Sincar
25 Şub


Komünizm ve Kadının Ortak Kullanımı
Marksizm’in toplumun geleneksel ahlak standartlarına oldukça sert bir savaş açtığını açıktır. Peki felsefi açıdan bu bir sorun teşkil eder mi? Elbette etmez, çünkü ahlaki ilkeler oluşturmada bir sınır yoktur. Zaten ego doğası gereği sınır tanımazdır. Öyle ki “ahlak” egoizme terk edilirse ortaya çıkacak olası absürt sonuçlara “marksist teori” güzel bir örnektir.

Yusuf Sincar
9 Ağu 2025
bottom of page




















