top of page

Deneme
Bu kategoride deneme yazılar ve çeşitli makaleler bulunmaktadır.


Zihin-Beden Problemleri – Zihin Felsefesi
Bu çalışmada panpsişist yaklaşımın daha güçlü bir açıklama sunduğu savunulacaktır. Bu doğrultuda öncelikle Thomas Nagel’in “Yarasa Olmak Nasıl Bir Şeydir?” adlı makalesi ele alınacaktır.

Yusuf Sincar
13 Eyl


Zihin Felsefesi ve Ölüm
Bilim, acıya neden olan aşamaları açıklasa bile, acının kendisini (qualia) asla açıklayamaz. Yani ortada bir ''explanatory gap'' vardır.
Explanatory Gap Arguments aslında, zihinle bedenin özdeş olduğunu iddia eden fizikalistlere karşı çıkar. Buna göre, (1)zihin fizik kurallarına göre açıklanamaz, beden açıklanabilir.

Yusuf Sincar
13 Eyl


Zihin Felsefesi: Zihin-Beden Problemi
Hilary Putnam’ın Kavanozdaki Beyin (Brain in a Vat) düşünce deneyi özellikle dış dünya bilgisi, şüphecilik ve gerçeklikle ilişkimiz hakkında bir problem ortaya çıkarır. Bir beynin bedenden çıkarıldığını, yaşam destek sistemine bağlandığını ve bilgisayar tarafından üretilen sinyaller aracılığıyla normal bir dünyada yaşıyormuş gibi deneyimlere sahip olduğunu düşünelim. Böyle bir beyin, gerçek dış dünyayla doğrudan ilişki kurmadan da bizimkine son derece benzeyen deneyimlere sah

Yusuf Sincar
13 Eyl


ÜTOPYALAR VE KARŞI ÜTOPYALAR
“Ütopya” kelimesi ilk kez 1516 yılında İngiliz düşünür Thomas More tarafından yazılan Utopia adlı eserle birlikte ortaya çıkmıştır. Sözcük, Yunancadaki ou-topos (hiçbir yer) ile eu-topos (iyi yer) kelimeleri arasında bilinçli bir kelime oyunudur.

Yusuf Sincar
13 Eyl


Transandantal Felsefe - Kant ve Transandantal Argüman
Transandantal koşula göre yalnızca ateşin bulunmaması değil, oksijenin olmadığı bir dünyada ateşin varlığının düşünülmesi bile mümkün değildir. Başka bir ifadeyle oksijen, ateşin yalnızca varlık koşulu değil, aynı zamanda olanaklılık koşuludur.

Yusuf Sincar
13 Eyl


Peter Strawson ve Barry Stroud – Transandantal Yöntem
Peter Strawson, Kant'ın transandantal argümanlarından yararlanmakla birlikte; Kant'ın bazı metafizik kavramlarını dışlayarak aslında Kant'ı sadeleştiren bir filozof olarak karşımıza çıkar. Strawson, en önemli iki kitabından biri olan; The Bounds Of Sense (Anlamın Sınırları) -diğeri Individuals- kitabında transandantal olarak nesnellik argümanını ortaya koyar.

Yusuf Sincar
13 Eyl


Oyun Bağımlılığının Felsefi Kökeni
Heidegger’in işaret ettiği ontolojik hüzün de budur. İnsan, geride bıraktığı yılların değil, artık mümkün olmayan bir dünya ile temas kurma biçiminin yasını tutmaktadır diyor. Eski sokakları, mahalle oyunlarını, çizgi filmleri ya da sıradan bir yaz akşamını özlememizin nedeni onların kendileri değildir; onlar, dünyaya herhangi bir amaç yüklemeden katılabildiğimiz bir oluş halinin izlerini taşırlar.

Yusuf Sincar
13 Eyl


Monizm mi Düalizm mi?
Zihin-beden problemindeki temel ayrım, zihinsel olanın fiziksel olana indirgenip indirgenemeyeceği üzerindedir. Monizm, zihin ve bedenin temelde tek bir gerçekliğe ait olduğunu savunurken; düalizm, zihinsel ve fiziksel olanın ontolojik olarak birbirinden farklı olduğunu ileri sürer.

Yusuf Sincar
13 Eyl


Sartre ve Kıta Felsefesi
Sartre'a bir etik teorisi atfedecek olursak onun etiği özgürlük anlayışına, özgürlük anlayışı ise onun ontolojisine dayanır. Özgürlük, kaybettiğimiz veya kazandığımız bir şey değil, bizzat sahip olduğumuz bir şeydir. Söz gelimi biz özgürlüğün ta kendisiyiz. İşte Sartre'da özgürlüğün neden etik değil de ontolojik (ontological-freedom) bir şey olduğunu burada daha iyi anlıyoruz.

Yusuf Sincar
13 Eyl


Kant’tan Sonraki Transandantal Yaklaşımlar
Kant’tan sonra ise onun transandantal yöntemini yeniden canlandırmaya yönelik önemli girişimler olmuştur. Özellikle analitik felsefe içerisinde bu konuda çalışan en önemli isimlerden biri Peter Strawson’dır. Bu gelenek içerisinde yer alan diğer önemli filozoflar ise Donald Davidson ve Hilary Putnam’dır.

Yusuf Sincar
13 Eyl


Zihin Felsefesi Temel Konular
Zihin felsefesinde özdeşlik teorisi apriori ve aposteriori olarak iki şekilde savunulur. Örneğin a priori identity, zihnin beyinle özdeş olduğunun herhangi bir deney, gözlem veya bilimsel araştırmaya başvurmadan, yalnızca akıl yürütme ve kavramsal analiz yoluyla bilinebileceği düşüncesini ifade eder.

Yusuf Sincar
13 Eyl


Heidegger Felsefesine Giriş - 1
Heidegger, felsefe tarihinde kullanılan temel kavramların ilk anlamlarını ve tarih boyunca geçirdikleri dönüşümleri araştırır. Bu nedenle çoğu zaman kavramların etimolojik kökenlerine kadar geri gider. Kavramların tarih içindeki anlam kaymalarını takip ederek onların örtük varsayımlarını açığa çıkarmaya çalışır. Bu yaklaşım onu birçok durumda kendi Almanca kavramlarını üretmeye yöneltmiştir.

Yusuf Sincar
13 Eyl


Heidegger Felsefesine Giriş - 3
Heidegger’in varoluş anlayışı, Descartes’ın kapalı ve kendi içine tamamlanmış töz anlayışından farklıdır. Dasein durağan, kendi içinde bitmiş ve doymuş bir yapı değildir. Tam tersine sürekli kendi dışına taşan, kendisinden dışarı doğru yönelen bir varlıktır.

Yusuf Sincar
13 Eyl


Heidegger Felsefesine Giriş - 2
Heidegger açısından bakıldığında bir insan varlığın ne olduğunu teorik olarak açıklayamasa bile, onu yaşayarak belirli ölçülerde anlayabilir. Örneğin bir piyanist piyano çalarken, piyano yalnızca karşısında duran bir nesne olmaktan çıkar; ona belirli bir anlam ufku açar. Heidegger’in ifadesiyle varolan, kişinin önünde bir dünya gibi açımlanır.

Yusuf Sincar
13 Eyl


Gülme Üzerine
Duygularımızın kökeni pek çok şekilde açıklanabilir. Söz gelimi, tüm hayatı evrim kuramı perspektifinden yorumlayan birisi duyguların kökenini hayatta kalma mücadelesinin bir ürünü olarak açıklayabilir. Ya da Freudien psikanaliz duyguların kaynağını bilinçdışı dürtülerde ve çocukluk deneyimlerinde arayabilir.

Yusuf Sincar
10 Eyl


Çağdaş Siyaset Felsefesi – Temel Tartışmalar
Çağdaş Siyaset Felsefesi – Temel Tartışmalar
Bugün siyaset denildiğinde insanların zihninde çoğu zaman yalan, çıkar, adam kayırma ve düzenbazlık gibi olumsuz çağrışımlar belirir. Bunun sebebi, siyasetin kendisinden ziyade siyasetçilerde görülen kusurların doğrudan siyasete yüklenmesidir. Oysa bir kavramı anlamanın yolu, onun güncel kullanımlarından değil, kökeninden ve tarih içindeki serüveninden geçer.

Yusuf Sincar
4 Haz


Derrida’nın Yapısöküm (dekonstrüksiyon) Anlayışı
Derrida’nın Yapısöküm (dekonstrüksiyon) Anlayışı
Herhangi bir kavram ortaya konmadan önce o kavramın tarihine, geçmişine veya nasıl kullanıldığına bakarak onu yapı söküme (dekonstrüksiyon) uğratmak gerektiğini düşünen Derrida'ya göre; yapı sökmek 'yıkmak' demek değil, tıpkı bir makineyi başka bir yere taşımak veya tekrar toplamak için onu (bütünü)parçalarına ayırmak demektir. Yapı sökümün en genel anlamdaki amacı işte budur.

Yusuf Sincar
4 Haz


Dilthey Heidegger ve Gadamer
Dilthey’ın temel problemi, doğa bilimleri ile insanı ve tarihi inceleyen bilimler arasındaki farkı ortaya koymaktır. Ona göre doğa bilimleri doğadaki olayları neden-sonuç ilişkileriyle açıklar. Örneğin yağmurun nasıl oluştuğunu meteoroloji açıklayabilir. Ancak tarihsel ve toplumsal olaylarda aynı yöntem yeterli değildir. Çünkü burada incelenen şey insanın kendisidir. İnsan yalnızca düşünen bir varlık değildir; aynı zamanda hisseden, isteyen, amaçlar belirleyen ve değerler üre

Yusuf Sincar
4 Haz


Eşitlikçi Liberalizm
Eşitlikçi liberalizm, çağdaş siyaset felsefesinin en etkili akımlarından biridir. Özellikle John Rawls’un A Theory of Justice adlı eserinden sonra liberal gelenek içerisinde eşitlik sorunu yeniden merkeze taşınmıştır. Klasik liberalizm bireysel özgürlükleri ve devlet müdahalesinin sınırlandırılmasını ön plana çıkarırken, eşitlikçi liberaller özgürlük ile eşitliğin birbiriyle çelişen değil, aksine birbirini tamamlayan değerler olduğunu savunurlar.

Yusuf Sincar
4 Haz


Yapısal İşlevselciliğe Yönelik Eleştiriler ve Yeni İşlevselcilik
Yeni işlevselciliğe göre, klasik yaklaşımın aşması gereken temel sorunlar arasında bireyin rolünü ihmal etmesi, toplumsal değişime yeterince yer vermemesi, muhafazakar bir bakış açısına sahip olması, toplumu aşırı derecede uyumlu varsayan idealist eğilimler taşıması ve ampirik verilerden uzak kalması yer alır. Özellikle makro düzeye aşırı odaklanılması, bireysel eylemlerin ve somut gözlemlerin ihmal edilmesine yol açmıştır.

Yusuf Sincar
4 May
bottom of page