top of page














Sanat Felsefesi


Umberto Eco - Ortaçağ Estetiğinde Sanat ve Güzellik
Bu çalışmamızda, Umberto Eco’nun ‘ORTA ÇAĞ ESTETİĞİNDE SANAT VE GÜZELLİK’ eseri temele alınarak, orta çağın sanat ve güzellik anlayışının, Umberto Eco’nun paradigmasına nasıl yansıdığını inceleyeceğiz. Bu eseri, “...VI. Yüzyıl ile XV. Yüzyıl arasında orta çağ Latin uygarlığının geliştirdiği estetik kuramlar tarihinin bir özeti...”[1] olarak tanımlayan Umberto Eco, kitabın bir özet olması itibariyle, Orta Çağ ve estetik hakkında giriş seviyesinde bilgiye sahip olan, yani uzman

Yusuf Sincar
2 Mar


Shaftesbury - Estetik ve Etik Ayrımı
Shaftesbury’nin düşüncesinin merkezinde “moral sense” yani ahlak duyusu kavramı yer alır. Ona göre insan doğuştan iyidir ve sosyal bir varlıktır. İnsan, yalnızca çıkarını gözeten bir canlı değil; başkalarının iyiliğini de arzulayabilen bir varlıktır.
Shaftesbury’nin düşüncesinin merkezinde “moral sense” yani ahlak duyusu kavramı yer alır. Ona göre insan doğuştan iyidir ve sosyal bir varlıktır. İnsan, yalnızca çıkarını gözeten bir canlı değil; başkalarının iyiliğini de arzula

Yusuf Sincar
2 Mar


Rousseau ve Politik Sentimentalizm
Jean-Jacques Rousseau’nun Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev adlı eseri, bir deneme olarak kaleme alınmıştı; fakat yayımlandığında büyük bir etki yaratır ve onun düşüncesini temsil eden temel metinlerden biri kabul edilir Eser, Dijon Akademisi’nin sorduğu şu soruya cevap olarak yazılır: “Bilimler ve sanatlar ahlakın saflaşmasına katkıda bulunmuş mudur?” Rousseau bu soruya beklenmedik bir yanıt vermiş; bilim ve sanatların ahlakı ilerletmediğini, tersine bozduğunu ileri sürmüş

Yusuf Sincar
2 Mar


Plotinos - Aşk Teorisi
Plotinos M.S. 205 yılında doğmuş, 270 yılına kadar yaşamıştı. Mısır’da doğmuş, daha sonra Roma’ya giderek orada yaşamış ve öğretisini Roma çevresinde kurmuştu. Düşüncelerini Enneadlar (Dokuzluklar) adı verilen dokuz ciltte toplamıştı; her cilt altı kitaptan oluşmuş ve böylece toplam elli dört kitaplık bir külliyat ortaya çıkmıştı. Bu külliyat, yalnızca metafizik bir sistem sunmaz; aynı zamanda insan ruhunun dünyadaki konumunu, kurtuluş imkanını ve bu kurtuluşun hangi içsel ha

Yusuf Sincar
27 Şub


Kant - Estetik ve Etik Farkı
Immanuel Kant felsefesi temelde bir özne felsefesidir. Bilginin, ahlakın ve estetiğin kaynağı dış dünyada değil, öznenin zihinsel yetilerinde temellendirilir. Kant, insan zihnini üç ana yeti altında toplar: bilgi yetisi (saf akıl, doğa alanı), hoşlanma yetisi (yargı gücü, sanat ve güzellik alanı) ve arzulama yetisi (pratik akıl, ahlak ve siyaset alanı). Bu ayrım yalnızca sistematik bir sınıflandırma değildir; aynı zamanda Kant’ın teorik ve pratik alanlar arasındaki gerilimi n

Yusuf Sincar
27 Şub


David Hume ve Estetik
Hume’a göre zihnin ilk verisi izlenimdir. İzlenim, doğrudan deneyimlenen canlı algıdır. Bir şeyi görmek, duymak, tatmak ya da bir duyguyu yaşamak izlenimdir. İdeler ise izlenimlerin zihindeki daha zayıf kopyalarıdır. Zihin izlenimleri hatırlar, birleştirir ve yeni düşünceler üretir. Ancak izlenim her zaman ideye göre daha güçlüdür.

Yusuf Sincar
27 Şub


Gülme Üzerine Düşünceler
Gülme üzerine düşünmek de bu bağlamda ortaya çıkan yeni araştırma alanlarından biridir. Francis Hutcheson’ın 1725 yılında yayımlanan üç mektubu, gülmeyi hem insan doğası hem de toplumsal nezaket kültürü açısından ele alır.

Yusuf Sincar
26 Şub


Edmund Burke: Yüce ve Güzel Arasında
Edmund Burke: Yüce ve Güzel Arasında - Edmund Burke çoğu zaman siyaset felsefesi üzerinden okunur. Aydınlanma rasyonalizmine karşı geliştirdiği eleştiriler, Fransız Devrimi’ne yönelttiği itirazlar ve muhafazakârlığın kurucu figürlerinden biri sayılması, onu politik düşünce tarihinin merkezine yerleştirmiştir.

Yusuf Sincar
26 Şub


Baumgarten’ın Estetik Kuramı
Baumgarten’ın Estetik Kuramı - Estetik kavramının modern felsefede bağımsız bir disiplin olarak ortaya çıkışı, 18. yüzyılda Alexander Gottlieb Baumgarten ile sistematik bir çerçeveye oturmuştur. 1750 yılında yayımladığı Aesthetica, estetiğini “duyusal bilginin bilimi” olarak tanımlayarak sanatın yalnızca güzellik, zevk veya beğeniyle sınırlı bir alan olmadığını; aksine bilgi kuramının kapsamı içinde değerlendirilmesi gereken özgül bir problem olduğunu ileri sürmüştür.

Yusuf Sincar
25 Şub


Aristoteles’in Sanat Anlayışı: Poetika
Aristoteles’in Sanat Anlayışı: Poetika Aristoteles’in Poetika adlı eseri, sanat felsefesinin en önemli metinlerinden biridir. Bu eser, yalnızca tragedya veya şiir hakkında değil, genel olarak sanatın ne olduğu, neyi amaçladığı ve insana nasıl etki ettiği üzerine sistemli bir değerlendirmeye işaret eder.

Yusuf Sincar
25 Şub


Apollon ve Dionysos Bağlamında Sanat ve Felsefe
Apollon ve Dionysos Bağlamında Sanat ve Felsefe Apollon ve Dionysos ayrımı, yalnızca iki mitolojik figür arasındaki karşıtlık değildir. Bu ayrım, iki farklı varoluş biçimini, iki farklı gerçeklik algısını ve iki farklı sanat anlayışını temsil eder.

Yusuf Sincar
25 Şub


F. Schelling'in Sanat Felsefesi ve Albrecht Dürer'in Adem-Havva Eseri
Bu çalışmamız kapsamında Schelling'in sanat felsefesindeki özne-nesne veya doğa-insan birliği ile Albert Dürer'in Adem ve Havva eserindeki doğayla iç içe olan insan, hatta doğanın bir parçası gibi resmedilen insan figürü arasındaki benzerlikler incelenecektir. Söz konusu iki anlayış arasındaki ilişki incelenmeden önce Schelling'in sanat felsefesi ve Dürer'in sanat eseri hakkında genel bilgiler verilecek, daha sonra da söz konusu iki anlayış arasındaki düşünce birliği analiz e

Yusuf Sincar
7 Eyl 2025


Aristoteles'in Poetika'sı ve Macbeth
Bu çalışmada, bir tragedya veya şiirin nasıl olması gerektiğinin kurallarını ortaya koyan Aristoteles’in ‘Poetika’ isimli eseri temele alınarak; William Shakespeare’in ‘Macbeth’ isimli tragedyasının söz konusu ölçülere ne ölçüde uyduğu incelenecektir.

Yusuf Sincar
7 Eyl 2025


Asaf Halet Çelebi "İBRAHİM" Şiirindeki Tasavvufi Sistem
Şiir üç bölümden oluşur ve ana teması “tapmak”dır. Tapmak için ise üç şey gerekir: tapılan, tapılan yer ve tapan. Yani put, mabed ve kul. Şiirde sırasıyla, üçü de yıkılır ve her yıkılıştan sonra hem dıştan içe, hem aşağıdan yukarıya bir yükseliş vardır. Dışta içe gitmek üç aşamalıdır: yani şeriat, tarikat ve hakikat. Aşağıdan yukarıya doğru gitmek de üç aşamalıdır: yani madde, ruh ve Allah. Şiirdeki her bölüm, bu mertebelerden birine tekabül eder ve aynı zamanda ontolojik bir

Yusuf Sincar
9 Ağu 2025
bottom of page




















